Güncel...

Ümüş Eylül dergisi

Ümüş Eylül dergisi

Cezaevinde elle hazırlanan...

Detail

Bakan Kılıç: Fethullah Gülen’in şiirini bilmeyen öğrencileri azarladı

Bakan Kılıç: Fethullah Gülen’in şiirini bilmeyen öğrencileri azarladı

31 Ocak 2012 Gençlik...

Detail

Gazi'de çeteler halka saldırdı

Gazi'de çeteler halka saldırdı

31 Ocak 2012  İstanbul'un...

Detail

Dayakçı polisin görüntüleri silinmiş

Dayakçı polisin görüntüleri silinmiş

30 Ocak 2012   14...

Detail

Boğaziçi'nde '35 ölü'...

Boğaziçi'nde '35 ölü'...

Boğaziçi Üniversitesi'nde...

Detail

Ve Tarlabaşı’nda tehcir resmen başladı

Ve Tarlabaşı’nda tehcir resmen başladı

AKP hükümeti ve...

Detail


Düşünadası

“MERHABA” -DOSTLAR- DERKEN…[*] – Temel Demirer

Yazarlar

 

 “Neysen ‘o’ ol!”[1]

 

Söze önem veririm; verilmiş sözler(im)e bağlanmış ve yaşadıklarına asla pişman olmamışlığımla…

Çünkü bilirim: Sözün açtığı yara kılıç yarasından derindir; söz onurdur ve bir kez çıkar ağızdan…

Söz deyip geçmeyin; bir düşünce alanını sözcüklerin duvarı çevirirken; buna “tanımlama” denir ki, her tanımlama da bir tanımlanmadır!

İş bu nedenle Mark Twain’in, “Söyleyecek bir şeyin yoksa hiçbir şey söyleme”; Çehov’un, “Doğru sözü kimse sevmez”; Aristoteles’in, “Söz dinlemeyi bilmeyen, söz dinletmeyi de bilmez,” sözlerini hiç unutmam ve unutturmam: Düşüncesiz sözün, söz olmadığı bilinciyle…

Devamını oku...

 

Türkiye soluna soldan bakmak - Fikret Başkaya

Yazarlar

Tarihsel, sosyal, politik nedenlerin bir sonucu olarak, Türkiye’de sol hareketin politik arenanın bir aktörü olarak ortaya çıkışı görece geç oldu. Sosyalist hareket ancak 1960’lı yılların ortalarına doğru politik, ideolojik bir aktör olarak etkili olmaya başladı. Bu durumun gerisinde elbette Türkiye’nin emperyalist dünya sisteminin çevresinde yer alan bir sosyal formasyon oluşunun rolü vardı ama bu, ‘gecikmenin’ asıl nedeni değildi. Esas itibariyle 1915 ve sonrasında Ermeni, Rum ve diğer Hristiyan unsurların tasfiyesi, önemli bir kaynağın kurutulması anlamına geliyordu. Zira, ilk sosyalist örgütlenmeler daha çok başta Ermeniler olmak üzere, Müslüman olmayan unsurlar arasında filizlenmekteydi. İkincisi, 1923 sonrasında rejimin tek parti diktatörlüğü altında bağnaz bir otokrasiye dönüşmesi, sol muhalefet de dahil, her türlü muhaletin varlık nedenini ortadan kaldırmıştı. Bu durum 1946-50’den sonra “çok partili sisteme” geçişle bir değişikliğe uğramadı. Esasen “çok partili sistem” denilen, bir retorikti, reel bir karşılığı yoktu. “Demokrasiye geçiş” otokratik rejimin partisi olan CHP içinden DP’nin çıkarılmasından ibaret bir manipülasyondu. Zira düşünce ve örgütlenme özgürlüğü alanında bir ‘yenilik’ söz konusu değildi. Aynı şekilde yasakçı mevzuat ve zihniyette de bir esneme söz konusu değildi. Sadece ‘devletin istediği’ partiler kurulabiliyor ve yaşamasına izin veriliyordu. Zaten Demokrat Parti [DP] de bir “muvazaa partisi” olarak kurulmuştu. Kuranlar ve kurduranlar mâlumdu. Elbette yeni durumun önceki dönemden bir farkı da vardı. Kemalist otokrasinin geçerli olduğu 1923-50 döneminde [İsmet İnönü dönemi de dahil] devlet, hükümet, parti bütünleşmeşti. Bu üçü iç içe geçmiş durumdaydı. 1946-50 sonrasında devlet partisi sayısı ikiye çıktı. Fakat ikinci parti ‘asıl iktidar odağı olan ve ülkenin kaderini elinde tutan, benim asıl devlet partisi dediğimin ‘taşeronu’ olarak işlev görecekti. Asıl devlet partisi, taşeronun kendisine tanınan sınırı aştığını düşündüğü durumlarda, ya da “yeni dezenleme gerektiğinde” bir darbeyle aracı “rotasına” sokuyordu. Nitekim, 1960, 1971, 1980 darbeleri taşeronların kendilerine tanınan sınırı aştıkları düşünüldüğü için yapılmıştı.

Devamını oku...

 

Sözün Özü


S. M. Power
 

“BU MEMLEKETE KÜRTÇÜLÜK GEREKİRSE…”[*] – Sibel Özbudun

Yazarlar

 

“Yê veguhêranê dixwaze,

divê pêşî ji xwe dest

bi guhartinan bike.”[1]

 

Bir zamanlar “Bu memlekete komünizm gerekiyorsa onu da biz getiririz,” demişti bir “Türk büyüğü”[2]

Ne derler, “Devlet yönetiminde süreklilik esastır.” Bugünküler aynı şecaat ve dirayetten geri kalmadıklarını gün be gün gözlerimizin önüne seriyorlar. Tabii, biraz değişik bir versiyonla: “Bu memlekete Kürtçülük gerekiyorsa onu da biz yaparız!

AKP iktidarı, Kürt sorunu konusunda tipik bir “havuç/sopa politikası” izliyor. Sopa malûm: Kış koşullarında sürdürülen operasyonlardan kaçakçı çocukların üzerine bomba yağdırmaya, Başbakan başta olmak üzere, AKP sözcülerinin Meclis kürsüsünden DTP’li vekillere yönelttiği kesintisiz tacizlerden, Siyaset Akademilerinde ders veren hocalara varıncaya dek, çeperi halka halka genişletilen KCK tutuklamalarına; PKK ve DTP’yi, daha doğrusu Kürt halkının “denetimdışı” veçhesini safdışı bırakma çabaları… Bu çabalara eşlik eden, Kürt mücadelesini muhafazakâr kitle nezdinde “şeytanlaştırmaya” yönelik “Namussuzlar, ahlâksızlar, Zerdüştçüler, eşcinseller, domuz eti yiyenler”,[3] salvoları…

Devamını oku...

 
Küresel Haberler

Kolombiyalı Devrimci Julian Conrado'ya özgürlük için destek kampanyası

Kolombiyalı Devrimci Julian Conrado'ya özgürlük için destek kampanyası

Venezuela' da gözaltında tutulan Kolombiyalı Devrimci Julian Conrado'ya özgürlük için düzenlenen imza kampanyasına destek  vermek için: http://www.gercek-inatcidir.blogspot.com/ 

Detail

“Dünya uçuruma doğru sürükleniyor” – Fidel Castro

“Dünya uçuruma doğru sürükleniyor” – Fidel Castro

Eski Küba lideri Fidel Castro, iklim değişiklikleri ve nükleer savaş tehlikesi gibi ciddi sorunların ''çözümden uzak'' olması nedeniyle dünyanın ''acımasızca'' uçuruma doğru sürüklendiğini belirtti. Castro, Cubadebate sitesinde yazdığı ''Uçuruma doğru sürükleniş'' adlı...

Detail

Leyla Halid Roboski Katliamı’nı kınadı

Leyla Halid Roboski Katliamı’nı kınadı

01 Ocak 2012   Filistin Halk Kurtuluş Cephesi (FHKC) Politik Büro üyesi Leyla Halid, Şırnak Uludere'de yaşanan katliamı kendisi ve partisi adına kınadı, Uludere halkına başsağlığı diledi. FHKC Politik Büro üyesi Leyla Halid, ESP Enternasyonal Bürosu'na gönderdiği mesajda, “FHKC...

Detail

Halk Cephesi'nin 44. yılı: Direniş Yoluyla Birliğin İnşası ve İşgale Meydan Okuma

Halk Cephesi'nin 44. yılı: Direniş Yoluyla Birliğin İnşası ve İşgale Meydan Okuma

Aşağıdaki açıklama Filistin Halk Kurtuluş Cephesi tarafından Cephe'nin 44. kuruluş yıldönümü dolayısıyla 11 Aralık 2011 tarihinde yayınlandı.   11 Aralık 2011, Yoldaş Dr. George Habaş ve yoldaşları önderliğinde bir grup devrimcinin anayurdumuzun ve halkımızın kurtuluşu...

Detail

FARC yeni liderini seçti

FARC yeni liderini seçti

15 Kasım 2011  Kolombiya Devrimci Silahlı Güçleri-Halk Ordusu (FARC-EP) yeni liderini seçti. 52 yaşındaki Timoleon Jimenez'in, 4 Kasım'da askeri operasyon sırasında öldürülen Alfonso Cano'nun yerini aldığı açıklandı. FARC lideri Alfonso Cano’nun öldürülmesi ardından örgütün...

Detail

FARC Lideri Alfonso Cano Öldürüldü

FARC Lideri Alfonso Cano Öldürüldü

05 Kasım 2011 Kolombiya Silahlı Devrimci Güçleri (FARC) lideri Alfonso Cano, dün (4 Kasım) akşam ordunun Suarez ile Loperz de Mikay bölgelerinde yaptığı operasyonlarda hayatını kaybetti. Açıklama Cauca Eyalet Valisi Alberto Gonzales'ten geldi.  Cano'nun öldürülmesi, geçen yıl...

Detail

"Chicago’yu işgal et" eyleminde 100 gözaltı

23 Ekim 2011 Pazar Associated Press haber ajansında yer alan habere göre, polis memurları sabah saatlerinde göstericileri teker teker kamyonet ve otobüslere bindirerek gözaltına aldı ve Chicago Grant Park'ta Congress Plaza olarak bilinen yerin etrafına metal barikatlar kurdu. Eylemin sözcüsü...

Detail


Karikatür

Medya ve ırkçılık - Karikatür

Medya ve ırkçılık - Karikatür

Son gunlerde ülkemizde burjuva medyanin irkci kin ve nefret dolu söylemi Van depremiyle birlikte baska bir boyut alarak devam ettirilmektedir. Toplumu bir karabasan gibi saran,  tüm insani değerlerin yitirilmesine neden olan burjuva medyanın bayraktarlığıni yaptigi ırkçı şovenist söyleme karşı çizdiğim son karikatürümü sizlerle...

Detail

Kurdish TV closed in Belgium

Kurdish TV closed in Belgium

Detail

superman!

superman!

Venezuella'dan Yavuz

Detail

SERKAN KAYA, KAMİL TURNALİOGLU'dan Öykü'ye..

SERKAN KAYA, KAMİL TURNALİOGLU'dan Öykü'ye..

“Cezaevlerinden gelen mektuplar ‘Görülmüştür’ mührüyle geliyor. Genellikle okumayı engellemeyecek yerlere mühür vuruluyor. Bazen de arka boş sayfalara. Ama kimi zaman da mühür, sahibinin içindeki kötülük potansiyelini gösteriyor. Buna örnek olarak Serkan Kaya ve Kamil Turanlıoğlu’nun, Sincan 1 no’lu F tipi cezaevinden...

Detail

marx and the global crisis

marx and the global crisis

Detail

Afganistan-Pakistan-ABD

Afganistan-Pakistan-ABD

Detail