VEDAT KURŞUN' A DESTEK KAMPANYASI

Azadiya Welat gazetesi yönetmeni vedat kurşun'a destek kampanyasını
yaygınlaştırılması dileğiyle

Ankara düşünceye özgürlük girişimi

Bu bir skandaldır:

Gazeteci Vedat Kurşuna 166 yıl 6 ay hapis cezası...

Türkiye’de günlük ve Kürtçe yayın yapan tek gazete olan Azadiya Welat
gazetesi eski yazı işleri müdürü Vedat Kurşun, 166 yıl 6 ay hapis
cezasına çarptırıldı... Bir gazetecinin ‘işini’ yaptığı için
cezalandırılması bu toplumun ayıbıdır ama ondan da ötede bu durum
hukuka, basın özgürlüğüne, insan haklarına, evrensel ifade özgürlüğü
ilkelerine, akla, mantığa da aykırıdır. Bir gazetecinin bu şekilde
cezalandırılması eşine az rastlanır bir skandaldır ve skandal
utanılacak şey demektir. Savcı, Vedat Kurşun için 525 yıl hapis cezası
talep ediyor ve mahkeme insafa gelip 166 yıl 6 aya hükmediyor... Acaba
dünyada bunun bir örneği daha var mıdır? Vedat Kurşun’a verilen bu
ceza, Türkiye’deki rejimin niteliği hakkında da fikir veriyor. Bir
zamanlar Kürtçe diye bir dilin ve Kürt diye bir ulusun varlığı kabul
edilmiyordu. Şimdilerde Kürtçe’nin varlığı kabul ediliyor, üstelik
Kürtçe yayın yapan TRT şeş gibi bir de devlet kanalı var, fakat Kürtçe
yayına muhalif olmamak kaydıyla yaşama şansı tanınıyor. Oysa ifade
özgürlüğünün temel mantığı eleştiri yapılabilmesidir, aksi halde
varlık nedeni ortadan kalkar. Başta Vedat Kurşun olmak üzere, Azadiya
Welat gezetesinin ve diğerler Kürtçe yayın yapan gazete ve dergilerin
muhabir, yazar, yönetici ve sorumlularına yönelik baskı ve
cezalandırmanın asıl nedeni, muhalif olmalarından, farklı, aykırı
görüşleri dile getirmelerindendir. Eğer öyleyse bu ülkede ‘basın
özgürlüğü’ denilenin reel bir karşılığı var mıdır?

Gazetedeki haber başlıkları bile suç sayılarak yüzlerce dava
açıldığına bakılırsa, bu “biz muhalif Kürt gazetesi istemiyoruz”
demeye geliyor... Gazete haberlerindeki “işkenceye karşı sessizlik”
Diyarbakır’ın eski adı olan “Amed”, “Kürdistan”, “Gerilla” “Sayın
Öcalan”... gibi kelimelerin örgüt propagandası sayılıp ağır cezaya
çarptırılma gerekçesi yapılması, neyin amaçlandığını ve asıl niyeti de
ortaya koyuyor. O kadar ki, bir şeyin suç sayılması için Azadiya
Welat’da yayınlanması yeterli... Durum böyleyken, bir de
‘demokrasiden’, ‘demokratikleşmeden’, ‘açılımdan’ söz etmek, bu
rejimin bir ironisidir. Halen onlarca muhalif, sosyalist, devrimci ve
Kürtçe yayın yapan gazete ve dergi çalışanı hapishanelerde bulunuyor
ve soruşturmalar, tutuklamalar, davalar ve mahkûmiyetler artıyor.

Vedat Kurşun’un görevini yapmaktan alıkonmasının, 166 yıl 6 ay hapse
mahkûm edilmesinin, yönettiği gazetenin yasaklanmasının nedeni TMK ve
TCK’da yer alan, uluslar arası basın Özgürlüğü ve haklarıyla hiçbir
ilişkisi bulunmayan hükümlerdir. Bu hukuksal dayanakların 12 Eylül
AFC’sinin uzantısı olduğunu belirtmekle birlikte, bu yasalar eliyle
sosyalist, devrimci, muhalif ve Kürtçe yayın yapan gazete ve dergilere
onlarca soruşturma, kapatma ve tazminat cezaları uygulanmaktadır.
Vedat Kurşun ve diğer tutuklu gazetecilerin derhal serbest
bırakılmasını talep ediyoruz. Vedat Kurşun’un acilen tahliye
edilmesinin bir nedeni daha var: Kurşun hapishanede Hepatit B
hastalığına yakalanmıştır, hapishane koşullarında tedavisi mümkün
değildir.

Biz ‘Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi’ ve bu bildiriyi imzalayan
kurum ve kişiler olarak, Vedat Kurşun’un ve ‘normal işlerini’
yaptıkları halde hapishanelerde bulunan gazetecilerin serbest
bırakılmasını, özgür düşünceye ve tartışmaya engel olan yasal
mevzuatın daha geç olmadan değiştirilmesini, muhalif yayınlar
üzerindeki para cezaları, soruşturmalar ve tutuklamaların
kaldırılmasını talep ediyoruz... Saygılarımızla...

 

 


Kurumlar:
Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Demokratik Haklar
Federasyonu,Mazlum – Der, Devrimci 78'liler Federasyonu, Demokrasi ve
Özgürlük Hareketi,BDP Genel Merkezi ve Meclis Grubu ,İHD Ankara Şube,
SDP, ÇHD Ankara Şube, Türkiye Gerçeği Dergisi, KURD - DER,THYD - DER,
ESP Ankara İl Örgütü, Sosyalist Parti Ankara İl Örgütü, EMEP Ankara İl
Örgütü, EHP Ankara İl Örgütü, Günlük Gazetesi, Azadiya Welat Gazetesi


Kişiler:
İsmail Beşikçi, Fikret Başkaya, Sibel Özbudun, Temel Demirer, Adil
Okay, Yücel Demirer, Ragıp Zarakolu, Attila Tuygan, Mahmut Konuk, Sait
Çetinoğlu, Sami TAN, İrfan AKTAN,Selma GÜNGÖR, Ahmet TELLİ, Sultan
ÖZER, Hüsnü ÖNDÜL, Hasip KAPLAN, Hüseyin AYKOL, Emirali ŞİMŞEK, İsmet
ASLAN,Recep Maraşlı


Destek için:
http://gercek-inatcidir.blogspot.com