Darbe mağdurları: Acılar üzerinden siyaset yapma

Başbakan Tayyip Erdoğan, “30 yıl sonra yine bir 12 Eylül günü işkencelerle, zulümlerle, insanlık dışı uygulamalarla hesaplaşacağız" dedi. Askeri faşist darbenin mağdurlarından BDP'li Kışanak, "Benim yaşadığım acılar üzerinden lütfen siyaset yapma" diye seslendi. Sümbüloğlu, “Devrimcileri hesaplarınıza yem etmeyin” derken, Kemal Türkler'in kızı Nilgün Soydan,12 Eylül mağdurları Erdoğan'ın kartına inanmaz ” açıklamasında bulundu.
Necdet Adalı için şiir okudu
Başbakan Tayyip Erdoğan, partisinin grup toplantısında Anayasa referandumuna "evet" çağrısı yaptı. 12 Eylül askeri darbesinin mağduriyeti üzerinden bir konuşma yapan Erdoğan, zaman zaman ağladı; Şafak Türküsü şiirini okudu; Erdal Eren'i, Necdet Adalı'yı anlattı; MHP'li faşistleri de unutmadı.
Konuşmasında 12 Eylül'ün bir hesaplaşma günü olduğunu söyleyen Erdoğan, 1980'de ilk idam edilen devrimci Necdet Adalı için; "Necdet Adalı 19 yaşında lise öğrencisiyken cinayet işlediği iddiasıyla 1977 yılında tutuklandı. Ben de o zaman bir partinin İstanbul gençlik kolları başkanıydım. Suçsuzluğunun ortaya çıkacağından o kadar emindi ki, Ulucanlar'da arkadaşlarının firar girişimine katılmadı. Kendisini yargılayan mahkeme reisi, masum olduğunu iddia etti, karara şerh koydu. Ancak fayda etmedi, 22 yaşındayken 8 Ekim 1980'de asılarak idam edildi."
Şair Nevzat Çelik'in, Adalı için yazdığı "Şafak Türküsü" adlı şiirden bir bölüm okuyan Erdoğan şöyle devam etti: "Adalı, 12 Eylül cuntasının idam ettiği ilk gençtir. Sonradan suçlular yakalandı, failler belli oldu ama Adalı geri gelmedi. 12 Eylülcüler -kendi ifadeleriyle- asılan solcuyla denge kurmak için bir de sağcı idam etmek istediler. Adalı'dan birkaç saat sonra 22 yaşında bir genç Mustafa Pehlivanoğlu dar ağacına gitti." dedi. Erdoğan Mustafa Pehlivanoğlu'nun mektubunu okurken ağladı.
Bir süre konuşmasına ara veren Başbakan daha sonra 17 yaşında idam edilen Erdal Eren için "Bir başka isim Erdal Eren. 18 yaşından küçük olmasına rağmen idam edildi" dedi.
Onlar hesaplaşmadı biz yapacağız
Başbakan Erdoğan, konuşmasına şöyle devam etti: "Tam 30 yıl sonra yine bir 12 Eylül günü bu işkencelerle, zulümlerle, insanlık dışı uygulamalarla milletçe hesaplaşacağız. Gencecik ölümlerle, zamansız vedalarla hesaplaşacağız. 17 yaşındaki çocukları yağlı urgana taşıyan zihniyetle hesaplaşacağız. Yıllarca 12 Eylül mağduru solcuları istismar eden CHP, 12 Eylül ile yüzleşemese de biz yüzleşeceğiz. Yıllarca 12 Eylül mağduru ülkücülerin sesine kulak vermeyen MHP, hesaplaşamasa da biz hesaplaşacağız. Gencecik yaşında haksız şekilde idam edilen Mustafa'nın 'Allah'ından bulurlar' dediği gün, işte 12 Eylül 2010 günüdür. Dar ağacına gönderilen Necdet Adalı'nın, Pehlivanoğlu'nun, Erdal Eren'in hatıraları karşısında alnımız ak kalırken onlar boyunlarını bükecek, mahçup olacak. Sadece 12 Eylül'le hesaplaşmak adına değil, bir daha 12 Eylüller yaşanmasın diye evet bekliyorum. Bir iade-i itibar bile yapamaz mıyız? İşte bu 12 Eylül bir iade-i itibar olacaktır aynı zamanda."
Faşizmin mağdurları yanıt verdi
Başbakan Tayyip Erdoğan'ın “Referandumda Evet” diyerek 12 Eylülcülerle hesaplaşma çağrısı yaparken askeri faşist darbenin mağduru olanlar Erdoğan'a tepki gösterdi. Partisinin Grup Toplantısında konuşan BDP Eş Genel Başkanı Gültan Kışanak, 12 Eylül'de Diyarbakır Cezaevi'nde işkence gördüğünü belirterek, Başbakan Erdoğan'a "Benim yaşadığım acılar üzerinden lütfen siyaset yapma" diye seslendi.
Kışanak, Başbakan'ın o günleri yaşayanlar üzerinden siyaset yaptığına işaret etti, şöyle konuştu: "12 Eylül'de 1980'den 1982'ye kadar Diyarbakır Cezaevi'nde tutuklu kaldım. Görmediğim işkence kalmadı, halen vücudumda işkence izleri duruyor. Bunun üzerinden siyaset yapmak Tayyip Erdoğan'a düşmez. Benim yaşadığım acılar üzerinden lütfen siyaset yapmasın, biraz dürüst olsun. Bana 12 Eylül'de Diyarbakır Cezaevi'nde işkence yapanlardan hesap sormak için Anayasayı mı değiştirmek gerekiyor? Sekiz yıldır iktidardasın, Diyarbakır, Mamak, Metris cezaevlerinde işkence yapanları yargılamak için elini tutanlar mı vardı?"
Cezaevinde aylarca 'Türküm demedikleri' için işkence gördüklerini belirten Kışanak, "Bugün Türk etnik kimliği üzerine kurulu anayasanın ömrünü uzatmak isteyen AKP, benim üzerimden siyaset yaparak bana bu anayasaya evet oyu verdirtemez. Bu paket geçse bile o darbecileri yargılayıp, yargılayamayacağınız meçhul. Eğer bugün o gözyaşların sahte değilse, timsah gözyaşları değilse derhal o dönemle ilgili soruşturma başlatırsın, komisyon kurarsın. Ama tam tersine bizim bu konuyla ilgili verdiğimiz bütün önerileri reddettiniz. Bu kadar iki yüzlü, bu kadar sahtesiniz" diye konuştu.
'Devrimcileri hesaplarınıza yem etmeyin'
Devrimci 78'liler Federasyonu üyesi Ruşen Sümbüloğlu, ETHA'ya yaptığı açıklamada, Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın 12 Eylül'e ilişkin açıklamalarını değerlendirdi. Federasyonun eski başkanı olan Sümbüloğlu, "Bizim şu anda içinde bulunduğumuz duygu durumu ve düşüncelerimiz hariç olmak üzere, ilk defa 12 Eylül ile ilgili bir hesaplaşma duygusunu yansıtan ifadelere tanık olduk" dedi. 12 Eylül'de idam edilen Erdal Eren'in onurlarının iade edileceği gibi bir yaklaşımın, ilk defa bir Türkiye Cumhuriyeti Başbakanı tarafından dile getirildiğini söyleyen Sümbüloğlu, "Bu önemli" dedi. Sümbüloğlu, "Ne söylediği değil, hangi koşullarda söylediği de önemli. Asılan arkadaşlarımız, kardeşlerimiz bütün toplumun vicdanında masumken, bütün toplum bunu biliyorken, aradan 30 yıl geçmesine rağmen hiçbir şekilde dillendirilmemiş olması ve toplumun çeşitli ileri odaklarının yıllardır bunu gündeme getirirken adeta sağır sultanlara konuşuyor olmamız gerçeği hatırlanırsa, Başbakan acaba durup dururken bunu neden söyledi? Burada eğer siyasi bir hesap varsa, bu siyasi hesapları biz, idam edilen devrimcilerin ve onların bıraktığı onurlu mücadelenin hiçbir zaman ona yem edilemeyeceğini, bir argüman olarak kullanılamayacağını ifade etmek isteriz."
12 Eylül mağdurları Erdoğan'ın kartına inanmaz
12 Eylül'e giden yolda öldürülen DİSK Kurucu Başkanı Kemal Türkler'in kızı Nilgün Soydan, "Erdoğan ağzımıza bir parmak bal çalarak evet oyu alamaz bizden" dedi. Nilgün Soydan ile Kemal Türkler davası öncesi ETHA'ya konuştu. Soydan, Erdoğan'ın "12 Eylül ile hesaplaşacağız" açıklamasını samimi bulmadığını söyledi. Soydan, "Sadece referandum ile ilgili değil, hiçbir açıklamasını samimi bulmuyorum. Ondan korktuğu için yanında sigara içemeyen çevresindeki bakanları da samimi bulmuyorum" dedi.
"Referanduma elbette hayır diye oy kullanacağız" diyen Nilgün Soydan, AKP'ye şöyle seslendi:
"Hükümetten düştükten sonra yüce divanlarda sürünürken ihtiyacı olacak olan zemini yaratmak için hazırladığı kısmen değiştirilmiş o maddelerle birlikte sunmasın referanduma. 12 Eylül ile ilgili maddeyi ayrı sunsun, kendisi için yaptığı maddeleri ayrı sunsun. Bak bakalım o zaman nasıl çıkıyor.
Biz akıllı insanlarız. Erdoğan'ın ağzımıza bir parmak bal çalarak 12 Eylül mağdurlarına da şöyle oldu, böyle oldu diyerek, onların mağduriyetini kullanarak... Bakın bir Başbakan olmasına karşın, kendisinin gelecekte vereceği hesaptan sıyrılmak için bir dönemin mağdurlarını kullanıyor. O nedenle hayır diyeceğim. Umarım hiçbir mağdur Erdoğan'ın açtığı bu karta inanmaz ve farklı oy kullanmaz. Erdoğan'ın bizden alacağı evet oyu yoktur.
12 Eylül mağduru olmamızı bize karşı kullanmaya kalkıyor. Bir Başbakan olarak o makamı tutan bir insanın böyle birşeyi kullanmasını da büyük bir ayıpla karşılıyorum."
kaynak: Atılım
